6 Aralık 2008 Cumartesi

Dilimi Eşek Arısı Soksun!


Hacettepe'de İngilizce hazırlık okumuştum. O zamanlar İngilizce kelimeleri kullanmka eğlenceydi bizim için. Fakülte'de İngilizce,Latince ve Tükçe karışık bir öğrenim görmüştük. Arkadaşlarımızla sohbetlerimiz ve konuşmlarımız bile bu dillerle oluyordu. Lateralime geç, dorsalindeki şekeri uzatsana, obstrüksiyon yapmayın beyler, insanları klasifike etmeyin, adam sedate oldu karşımda, vb...

Sağlık ocağında yaşlı amca soruyor? "Oğlum neyim var?"
"Pnömoni olmuşsun amca"
"Neyyyyy"

Teyze soruyor. "Oğlum çocuğun nesi var?"
"Otit olmuş teyze"
"Ne olmuş ne olmuş"

Hay dilimi eşek arısı soksun. Otit yerine kulak enfeksiyonu , pnömoni yerine akciğer enfeksiyonu, tonsilit yerine boğaz enfeksiyonu, dermatit yerine deri allerjisi, MI yerine kalp krizi desene...Sanki kongredesin..Sağlık ocağındasın ve teyzeye , amcaya söylediğine bak...

O zamanlar böyle bir yanlış içerisindeydim.

Lise yıllarımdayım. İzmir'de İzmir Atatürk Lisesinde okuyorum. O zamanlar Atatürk Lisesi, erkek lisesiydi. Arkadaşlarımız patisseriye gidiyorlardı. Neydi ki bu patisseri. Her yer patisseri. Kırk yıllık pastaneler adlarını değiştirmişlerdi. İzmir'in ilçelerinde bile kafeler,pastaneler patisseri adıyla değiştirmişlerdi adlarını. Önünde yabancı bir isim ardında patisseri. Pastane'nin nesi vardı. Ama olmaz patisseri olacak. Daha modern! bir isim olacak ve daha çok müşteri çekecek. Allah sizi davul etsin..
Neyse ki Sevinç Pastanesi adını değiştirmedi. Zaten İzmir'İn sevinciydi.

1,5-2 yıl önceydi. Hülya Avşar, Turkmax'ta (isme bak) bir prgoram yapıyordu. Adı da Advertorial'dı. Şimdilerde bu kelimeye reklamsal diyorlar. Konuk meşhur Türk Einstein Prof.Oktay Sinanoğlu.
Sayın Sinanoğlu, Türk dilindeki yozlaşmayı anlatıyor. Bir milleti yok etmenin, onun dilini unutturmaktan geçtiğini söylüyor. Bunun yıllar önce başladığını, eğitimi sitemimizi ele geçirdiklerini, 1945 'lerden beri süren bu süreçte Türk Dilini %50 yabancılaştırdıklarını söylüyordu. Sıra Türkiye'den Türkleri silmekte diyordu.

Program sunucusu Hülya Avşar ağzı açık dinliyordu. Prof. Sinanoğlu , Türk dilinin yozlaşması ile ilgili örnekleri bir bir sıralıyordu. Sayın Avşar evet halısınız hocam diyordu. Ben de TV'de altta yazan yazıya bakarak gülüyordum. Konuk Türk Dili üzerine konuşuyordu. Hülya Avaşar hak veriyor ve hayretler içerisinde ve bir o kadar da hayranlıkla dinliyordu. Ancak TV'nin alt köşesinde Advertorial yazıyordu. Güleriz ağlanacak halimize...

Ancak Hülya Avşar akıllı bir kadın. Bu özelliğinden dolayı kendisini çok takdir etmişimdir. Daha sonraları bu TalkShow'un!! adı da Hülya Avşar Stüdyosu olarak değişecekti.

Bazı kelimeler Türkçe'ye çok yerleşmiştir. Bunlara karşı direnç göstermek doğru mudur bilmiyorum. O yüzden bunları ben de çok rahatlıkla kullanıyorum. Televizyon,telefon,fotoğraf, fax, stüdyo, video, futbol,spor vb...

Ancak kullanmamayı tercih edeceklerim de çok. Bugünlerde fotoğraf yerine görsel kelimesini kullanmaya çalışıyorum. Fotoğraflamak yerine görüntülemek. Ya da fotoğraf yerine foto.

Blogda post kelimesini hiç kullanmıyorum. Gönderi yada yazı demek daha hoşuma gidiyor. Çünkü post yerleşmiş bir isim değil. Ama ısrarla yerleştirmeye çalışıyoruz.

İlk blog ismimi almaya çalıştığım sırada...Bir şartım vardı. İsim mutlaka Tükçe olacaktı. Saatlerce uğraştım. Hep isimler daha önceden birileri tarafından alınmıştı. Yuhhh bunu da mı almışlar diyerek bir tanesine tıkladım. Adam şöyle yazmış " Şu bloggerdan isim almak ne zor bir şeymiş ya. Sanki Zincilikuyu mezarlığında mezar arıyoruz anasını" demiş. Gerçekten de haklıydı.

En sonunda kendime Tükçe bir isim almıştım. Evet spor kelimesini dilimden atamazdım ama yabancı bir blog ismini de dilime sokmama şansım vardı.




Amacım Türkçe'yi kullanmak. Kimseyi eleştirmek değil. Yabancı dil karşıtlığı da yapmıyorum. Keşke 50 yabancı dil bilsem. Türkiye'deki herkesin de yabancı dil bilmesini istiyorum. Ancak herkesin ülkemde Türkçe konuşmasını istiyorum. İş yerlerine Tükçe isimler versin istiyorum. Alış veriş merkezlerine , shopping center denmesin istiyorum. Patisseriler pastane, cafeler kahvehane olsun istiyorum. Fenerium Fener Giyim olsun istiyorum. Restaurantlar yemekevi olsun istiyorum. Herkesin dilimizin güzelliğini keşfetmelerini istiyorum. Benim gibi Tükçe,İngilizce ve Latince karışımı olmasınlar istiyorum.

Google'a teşekkür ediyorum. Neden mi ? Eskiden arama motorunun sol üstünde fotoğraf'larda ara yazardı. Şimdi Görseller'de ara yazıyor.

Mehtap Pasin Gualana' ya teşekkür ediyorum. Roma'da yaşayıp ta İtalyanca bir isim yerine http://mevsimlerdenroma.blogspot.com/ 'da yazdığı için.

Serrose!'ye teşekkür ediyorum. Japonya'dan http://yolunneresindeyim.blogspot.com/ 'dan seslendiği için.

Nazo'ya teşekkürler. Vegas'tan http://nazoyla.blogspot.com/ ' la yazdığı için.

Türkiye'den yazan ve isimlerinde dilini kullanan arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.

Dediğim gibi amacım eleştirmek değil. İsteyen istediği dili kullanır. Ben sadece kendimi yazıyorum.

Ben böyleyim ve bunu yapıyorum. Siz de benim kadar serbestsiniz...

4 Yorum:

Mehtap P.G dedi ki...

Her kelimesine katildigimi soylemeden gecemiyecegim.. Tam da Feyza Cilingirler'in Dedim "AH" kitabini okuyorken..
Turkiye'de turkce kalmamis gibi son yillarda.. Kalan turkce de bizimki degil.. "optum canim" lar, hadi bana bye'lar, "ben size donecegim hemen"'ler filan..
Insan neyi nasil okuyacagini da bilmiyor.. Ablama "edim" magazasindan aldik diye anlatiyordum, magazanin adi bayagi turkce "Adam"'mis..

Nilambara dedi ki...

Her kelimesine ben de katılıyorum ve Türkçe'nin sadece konuşurken değil yazarken de doğru kullanılması gerektiğini düşünüyorum.
Kesinlikle tahammül edemediğim bir şey de, -yor'ların r lerinin uçurulup -yoo diye kullanılması, ne yazık ki pekçok yazıda da rastlıyorum buna artık, sadece konuşmada kalmadı yazılara da geçti...
buarada Mehtap'in "adam"ina çok güldüm :)) ne fena şartlandık değl mi, hepimiz yapıyoruz maalesef zaman zaman...

funda dedi ki...

ellerinize, kaleminize sağlık ben de Mehtap P.G. gibi yazının her kelimesine katılıyorum ve diliyorum ki hepimiz aynı anlayışta ve düşüncede olalım, dilimizi koruyalım ona gereken özeni ve önemi gösterelim...
İyi bayramlar :)

Adsız dedi ki...

Valuable info. Lucky me I found your site by accident, I bookmarked it.

Network