Bu yazıyı ersinsaran, 'ın sitesinden aldığım ilhamla yazıyorum. Sevgili ersinsaran blogunda (ki mutlaka takip etmenizi öneririm.) Pink Floyd üyesi Rick Wright'ın ölümü ile ilgili bir yazı yazmış.
Pink Floyd....
Her rockçının mutlaka dinlediği bir gruptur. Hele bizim çağımızda...O zamanlar CD'ler mp3'ler yoktu. İnternet daha icat olmamıştı. Ama hepimizin evinde Pink Floyd'un albümleri vardı. Zar zor ulaşırdık konser albümlerine..İki arkadaş Cambridge Lisesi'nde okuyorlardı. Syd Barret ve Roger Waters.. O yıllarda gitar çalmayı öğrenip, Rolling Stones dinliyorlardı. Diğer lise arkadaşları Nick Mason ve Rick Wright'la birlikte 1965 yılında Pink Floyd'u kurdular. Aslında Nick,Rick ve Roger'ın Sigma6 adında kendi grupları vardı. Gruba Syd Barret katıldı ve gurbun yeni ismini koydu. O zamanlar hayran olduğu iki cazcının ön isimlerini kullanmıştı. (Pink Anderson ve Floyd Council).Grubun beyniydi.
İlk albümün tüm sözlerini Syd yazmıştı. Sözler muhteşemdi. Dahi bir çocuktu Syd.Fakat Syd uyuşturucuyu fazla alıyordu. Gruptan ayrıldı. Sanatoryuma yattı. 8 yıl sanatoryumda kaldı. Sürekli kilo almış o zamanlarda...
Kurduğu,adını verdiği ve ilk albümünü sırtladığı grup yoluna kendi devam etti.
Büyük birün kazandı. The Dark Side of The Moon 'la çok büyük bir başarı yaptı.
Ancak Syd hepsinin arkadaşıydı. Sevdikleri arkadaşıydı. Grup 1975 yılında bir albüm çalışması sırasında Gruba daha sonradan katılan David'in solo bestesi üzerine Roger tarafından arkadaşı için "wish you were here"ın sözleri orataya çıktı. Roger uzun süredir arkadaşı için bir şarkı yapmak istiyordu. Şarkı hazırdı "wish you were here"Türkiye'de bu sözleri bizimkiler sadece aşk şarkılarında yazar. Oysa onlar arkadaşı için yazdılar...

Bu şarkının stüdyo kaydı sırasında olanları Rick anlatıyor.
"Stüdyoya geldiğimde kanepede şişman, iri yarı, kel bir adam oturuyordu. Miksaj masasında çalışmaya başladık. Roger'e adamın kim olduğunu sordum, bilmediğini söyledi. 45 dakika sonra aniden bu adamın Syd Barrett olduğunu fark ettim. Yıllardır onu görmemiştik ve tam kendisi için yazılan bir parçanın vokallerini kaydederken çıkagelmişti. Dişlerini fırçalayıp yanımıza geldi:'
- Peki ben gitar kayıtlarını ne zaman yapıyorum?' diye sordu.'
- Üzgünüz Syd, gitar kayıtları yapıldı' dedik."
Roger Waters ise o günü şöyle hatırlıyor.
Karşımda iri, şişman, delirmiş bir adam vardı. Üstelik tam 'Keşke burada olsaydın'ı kaydederken gelmişti. Gözyaşlarımı tutamadım. Syd tutkulu insanların yok oluşunun en uç noktasını simgeler. Modern hayatın hüznüyle ancak böyle baş edebiliyordu".
"Hatırlar mısın, gençliğinde güneş gibi parıldardın.Şimdi semada kara delikler gibi bakışların...
Keşke burada olsaydın..."
Syd Barrett, Ocak 1946’da İngiltere’nin Cambridge kentinde Roger Keith Barrett olarak dünyaya gelmişti. Bir jazz davulcusu olan Syd Barrett'tan esinlenerek 15 yaşından sonra Syd ismini kullanmaya başladı. Pink Floyd'la sadece tek albüm yaptı. Uyuşturucudan dolayı gruptan ayrılmak zorunda kaldı. Yıllarca bir annesiyle İngilterede bir kasabada sade bir yaşantı sürdü. Sadece bir tek albüme rağmen Pink Floyd 'ta çok önemli bir yer tuttu.
Sonraki kuşaklardan David Bowie, REM, Phish, Blur ve Pearl Jam, rock müzik için ilhamlarını Syd Barrett’tan aldıklarını ifade etmişti.LSD'nin kurban aldığı ve yitip götürdüğü bir rock efsanesiydi o. Kendi başına solo albümler yaptı. Şeker hastalığı ve uyuşturucunun izleri ile yaşadı.
7 Temmuz 2007 günü 60 yaşında yaşama veda etti Syd Barrett.

İşte bu güzel şarkı:
Boomp3.com
5 Yorum:
Hazin bir yaşam öyküsü...
Bana çok severek 2-3 kez izlediğim "shine"ı hatırlattı...
Deha aynı anda hem çok büyük bir ödül hem de çok büyük bir ceza olabiliyor. Bıçak sırtı... dengeyi koruyabilmek çok zor.. sağlıklı bir zihinde kalarak muhteşem eserler yaratmak ya da sınırın öteki yanına kayarak o büyük dehanın altında ezilip yok olmak... büyük ödül ve büyük ceza...
Bir yorum yazdım ama sanırım yanlış yere gitti sakına alakaya maydanoz deme :)
"nilambara"--> Aslında şunu sormak gerekiyor. Syd mi? Yoksa diğerleri mi? daha iyi hayat yaşadı. Diğerleri topluma karşı yaratıcı (müzik ve besteleri ile) Syd ise iç dünyasına karşı yaratıcı olmuş olabilir mi?
"cool"--> Yorumunu buldum. Haklılık payın var. Herkesin çok sevdiği benim de sevemediğm gruplar var.
Kayıtlar yapılırken gelmesi beni cok duygulandırdı..bir kere birsen birileriyle hep birsin..araya zaman ve mekan girse bile..eve gidip hemen dinlemeli..yada bu gece pink floyd gecesi yapmalı..
ne kadar güzel bir yazı olmuş bir müziksever olarak çok teşekkürler..
Yorum Gönder