Demli Hayat
16 Nisan 2012 Pazartesi
Picasaweb ce Cep telefonu
Picasaweb'deki bütün fotoğraflarım silindi. Dolayısıyla blogdakilerde...
Aynı hatayı siz de yapmayın diye anlatayım nasıl olduğunu.
Cep telefonu ile google + 'ı entegre etmiştim.
Telefon otomatik olarak picasaweb albümündeki tüm resimleri thumbnail olarak ve tıklandığında tam olarak telefona güncelledi.
Yani bloggerdaki tüm fotoğraflar aynı zamanda telefon resim galerisindeydi. Çok gerekiz bir kalabalık yapıyordu. Bende telefondan sildim. Silerken uyarı gelmediği için sadece telefondaki thumbnailleri sildiğini düşündüm.
Neyse vardır bir hayır. Bahar temizliği diyelim olsun bitsin.
19 Mart 2012 Pazartesi
Gönül yayları
Havalar ısınmaya başladı.
Eskiler der ya.."Gelince bahar ayları oynar gönül yayları."
Gönlüm bugün diyor ki
"Şimdi şu anda plaj keyfi olsa ne iyi olurdu."
Yaylar fazla oynamış.
18 Mart 2012 Pazar
Olacaktan fazlası olmaz.
Günlerden perşembe.
Cinnah Caddesi'ndeki PTT şubesine gidiyorum. E-devlet şifresi almam gerekiyor.
Saat 13.05. Kapıda bir levha. Öğleden sonra mesai saati 13.30' da başlıyormuş.
Hava çok soğuk. Binaların gölgeleri Cinnah'ı tamamen karartmış. Esen rüzgar gözümden yaşları koparıyor.
Ne soğuk ama.
O rüzgarda kapının önünde yirmibeş dakika beklemek çok zor.
Beklememek için biraz yukarıdaki markete yürüyorum. İçecek birşey alırım böylece zaman geçer diye düşünüyorum.
Geri döndüğümde saat 13.17. Daha onüç dakika beklemem gerekiyor. 14.00'de bir toplantım var, işimi çabucak bitirmem gerekiyor. E-devlet şifresini ne kadar zamanda verirler bilmiyorum ama iş yerim buraya yakın, yetişirim diye düşünüyorum.
Kapıda beklemeye başlıyorum.
Benden önce gelmiş dört kişi var ben beşinciyim.
Saat 13.30'da kapı açılıyor. Bu arada bekleyenlerin sayısı artıyor, on onbeş kişi gibi mesainin başlamasını bekliyor.
Kapı açılınca herkes içeriye hücum ediyor. Ben, benden önce gelen dört kişinin girmesini bekliyorum onlar girdikten sonra önüme üç kişi atlıyor ve beni itekleyerek önüme geçiyorlar. İçimden toplantım olmasa aslında sorun yok diyorum, ama yinede ses çıkaramıyorum. Ne yapalım mukadderat diyorum. Numeratörün önünde herkes sıra fişini alıyor. Numara 34'den başlıyor, benim 38 numara olmam gerekiyorken 42.sırada oluyorum. İki banko açık ve işlemler yavaş ilerliyor. On dakika geçiyor ve daha ilk sıradakilerin işlemleri devam ediyor. Artık toplantıya yetişemem diyorum. Bu arada benden önce gelmiş bir bayanın evrak doldurması gerekiyormuş ve sırasını benimle değiştirmek istiyor.Uzattığı fiş 37 numara...
Olması gereken başka bir şekilde oluyor.....
13 Mart 2012 Salı
Türkiye'de asla kıramayacağınız rekorlar. 1 - Kazıklanmama Rekoru
Ha haha
Sıkıysa kırın bu rekoru.
Eğer Türkiye'de yaşıyorsanız mutlaka kazıklanmışsınızdır.
Hatta doğarken başlar bu kazıklanma.
İlk inganızdan sonra her ne kadar anne-babanızın adına düzenlenmişse de aslında düzenlenen hastane faturası sizin adına düzenlenmiştir. İlk golü bur da yersiniz.
Arabayı hem alırken hem de bakımında kazıklanırsınız.
Geçenlerde arabayı bakıma götürdüm. 580 TL. Faturada ne var ne yok diye sormayın duyan gelmiş.
GD40 kullanmışlar 10 TL, (sanki hepsini benim arabaya kullandılar. İki fıs fıs tamam.)
Antifirizli cam suyu kullanmışlar 10 TL, (Ben Çağdaştan 1,5 TL'ye alıyorum.Kullandıkları da şüpheli)
Yağ değiştirme 178 TL. (Çüşşş.)
İşçilik 200 TL. ( Kardeşim arabayı 1,5 saatte teslim ettiniz. Bu ülkede yevmiye ne kadar biliyor musunuz. Her işin bir işçiliği vardır sadece sizin işinizin değil. Sanki arabayı profösöre muayeneye götürdük.)
Birde hava civa filtreleri...
Tatile giderken kazıklanırsınız.
Arkadaşlarınızla bir tatil acentasından katologa bakarak bir tatil almışsınızdır. Katologlarda hep çyledir ya çevresi orman hemen denizin kenarında....:)
- Vay arkadaşım ya burası deniz kenarında olması gerekmiyor muydu.?
- Yok abicim başka isimli bir yer daha vardır. Hem bak bunun adı "y" ile bizimki "i" ile değilmiydi.?
Geçmiş olsun indir bavulları...
Giysi alırken kazıklanırız.
- Aa çok güzelmiş kaça aldın. 30 TL.Ya sen?
- 300 TL.
Dınk..
Len gavur 30 TL'ye satabiliyordun da 300 TL'ye niye sattın.
Konuşurken kazıklanırız.
- Abi ya sen hangi tarifedesin.
- Kamuzetti tarifesi..
- Ha benimki Kamusera..Ne kadar ödüyorsun.
- Valla 40 demişlerdi ama her ay 70 ödüyorum.
- Boş ver abi banada 50 demişlerdi her ay 90 ödüyorum...
Daha nelerde kazıklanıyoruz. Elektrik faturası, su faturası, kredi kartları, zart zurt..
Tükiyede bu rekoru kimse kıramaz. Çünklü kazıklanmayan yoktur....
Sıkıysa kırın bu rekoru.
Eğer Türkiye'de yaşıyorsanız mutlaka kazıklanmışsınızdır.
Hatta doğarken başlar bu kazıklanma.
İlk inganızdan sonra her ne kadar anne-babanızın adına düzenlenmişse de aslında düzenlenen hastane faturası sizin adına düzenlenmiştir. İlk golü bur da yersiniz.
Arabayı hem alırken hem de bakımında kazıklanırsınız.
Geçenlerde arabayı bakıma götürdüm. 580 TL. Faturada ne var ne yok diye sormayın duyan gelmiş.
GD40 kullanmışlar 10 TL, (sanki hepsini benim arabaya kullandılar. İki fıs fıs tamam.)
Antifirizli cam suyu kullanmışlar 10 TL, (Ben Çağdaştan 1,5 TL'ye alıyorum.Kullandıkları da şüpheli)
Yağ değiştirme 178 TL. (Çüşşş.)
İşçilik 200 TL. ( Kardeşim arabayı 1,5 saatte teslim ettiniz. Bu ülkede yevmiye ne kadar biliyor musunuz. Her işin bir işçiliği vardır sadece sizin işinizin değil. Sanki arabayı profösöre muayeneye götürdük.)
Birde hava civa filtreleri...
Tatile giderken kazıklanırsınız.
Arkadaşlarınızla bir tatil acentasından katologa bakarak bir tatil almışsınızdır. Katologlarda hep çyledir ya çevresi orman hemen denizin kenarında....:)
- Vay arkadaşım ya burası deniz kenarında olması gerekmiyor muydu.?
- Yok abicim başka isimli bir yer daha vardır. Hem bak bunun adı "y" ile bizimki "i" ile değilmiydi.?
Geçmiş olsun indir bavulları...
Giysi alırken kazıklanırız.
- Aa çok güzelmiş kaça aldın. 30 TL.Ya sen?
- 300 TL.
Dınk..
Len gavur 30 TL'ye satabiliyordun da 300 TL'ye niye sattın.
Konuşurken kazıklanırız.
- Abi ya sen hangi tarifedesin.
- Kamuzetti tarifesi..
- Ha benimki Kamusera..Ne kadar ödüyorsun.
- Valla 40 demişlerdi ama her ay 70 ödüyorum.
- Boş ver abi banada 50 demişlerdi her ay 90 ödüyorum...
Daha nelerde kazıklanıyoruz. Elektrik faturası, su faturası, kredi kartları, zart zurt..
Tükiyede bu rekoru kimse kıramaz. Çünklü kazıklanmayan yoktur....
19 Şubat 2012 Pazar
Hele şükür...Güneşli hava..
Niye şükür güneşi gördük deriz.
Güneşli havaya şükretmek normal, karlı havayı istemediğimiz kadar..
Sanki ikisinin de asıl kaynağı aynısı değil...
Neyse...
Kendime güldüm geçtim.
Dışarıda Horoz Nakliyat birilerini taşıyor..
Kızın biri de arabasının bagajını temizliyor. Azıcık bir güneş hemen aktive ediyor herkesi..
Ama henüz inşaat işçileri dönmedi. Bir aydır hava aman vermiyor onlara.
Bu aydan sonra doğa uyanmaya başlar. İnsanlarda..Kimisi spora başlar, kimisi diyete, kimisi de bu uyanışla hayatında yeni kararlar almaya başlar.
Hayat işte..
12 Şubat 2012 Pazar
Bakalım Ankara bu hafta nasıl olacak...
Kar'dan başımızı alamadık.
Her yıl Ankara'ya kar yağar bir kaç gün sonrada erir giderdi.
Bu yıl kar hep bizimle.
Bakalım bu hafta nasıl olacak..
Foto: Öğle yemeğinde Kuğulu Parktayız. Fotoyu büyük görmek için üstüne tıklayın...
Her yıl Ankara'ya kar yağar bir kaç gün sonrada erir giderdi.
Bu yıl kar hep bizimle.
Bakalım bu hafta nasıl olacak..
Foto: Öğle yemeğinde Kuğulu Parktayız. Fotoyu büyük görmek için üstüne tıklayın...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)








