23 Ocak 2012 Pazartesi

Sadaka Taşı

Osmanlı'da bu taşlara muhtaç insanlar için para bırakılırmış. Demek ki insanlar o kadar gurur ve onurluymuş ki, biri sadaka almaya, diğeri de vermeye utanırmış. Buralara paralar, bazen de giysi ve yiyecek bırakılır ve ihtiyacı olanlar, sadece ihtiyacı kadarını alırlarmış.
İlginç. İnsanlardaki değişime bakın.










Evim akıyor....



Bizim teras çok ilginç.
Karlar yağdığında eriyen sular boşa gitmesin diye,
Onları  karoların altında biriktirip,
Salonun tavanından salona damlatıyor.
Yeni evde olur muş böyle şeyler...:))

21 Ocak 2012 Cumartesi

Kablosuz TV



Hep kablolusunu duymuşsunuzdur. Malum, adı Kablolu TV.
Ama bizimki kablosuz, Türkiye' de ilk, bizim apartmana yapmışlar.
Sağ olsun yapan mütaahhit ve elektrikçi hiç bir zahmetten kaçınmamışlar.
Şaka şaka.

Binayı yaparken hani sıvadan önce, elektrik, telefon ve anten için kanallar yapılır ve sonrasında o kanalların içinden de bu kablolar geçirilir ya....İşte bizim anten kablolarını geçirmeyi unutmuşlar.
O yüzden kablosuz tv seyrediyoruz.:)))

Kablolu tv' ciler geldiler ama bağlayamadan geri gittiler. Çünkü kutu ile bizim ev arasında olması gereken kablolar yokmuş...
Vay be...

Sahtekarlıkta boyut yok. Nerden bileceksin ki....

3 kuruşluk kabloyu da döşememişler.

Uyduya devam....

Network