26 Eylül 2016 Pazartesi

Şu andaki yanıtın ne?



Hayat çok korkutucu ve çok karışık. Keşke her şey daha net olabilseydi.

Eğer sonuçlara bağımlı değilsen, hayatta hiçbir şey korkutucu olamaz.

Yani hiç bir şey istemezsen?

Evet. Seç fakat isteme.

Kimsenin kendisine bağımlı olmadığı insanlar için bu kolay. Ama ya karın ve çocukların varsa?

"Aile reisliği" yolunu seçmek zor bir seçimdir,  çok mücadeleyi gerektirir. Onlara,  istediğin şeyleri verememek üzüyor. Güzel bir ev, iyi giysiler, bol yiyecek. Yirmi yıldır iki yakamızın bir araya gelmesi için didinip duruyorum. Yine de ortada görünen bir şey yok.

Maddi zenginliği mi kastediyorsunuz?

Bir erkeğin çocuklarına bırakabileceği temel şeylerden bahsediyorum. Bir erkeğin karısına verebileceği basit şeyleri kastediyorum.

Evet. Tüm bunları sağlamayı senin görevin olarak görüyorsun. Hayatının böyle olmasını mı hayal ediyorsun?

Hayatımın böyle olmasını istediğimi sanmıyorum. Ama en azından sonuçlarından biri bunlar olabilir.

Pekala, hayatını ne olarak görüyorsun?

İyi bir soru. Yanıtlarım yıllar boyu hep değişti.

Şu andaki yanıtın ne?

Bu soruya iki yanıtım varmış gibi hissediyorum. Görmek isteğim ve gördüğüm yanıt.

Ne görmeyi istiyorsun?

Hayatımı ruhumun gelişimine adamak istiyorum. En sevdiğim boyutumu ifade etmek ve deneyimlemek istiyorum. Şefkatli, sabırlı, verici ve yardımsever yönümü, bilgili ve bilge, affedici... ve sevgi olan boyutumu ifade etmek ve deneyimlemek istiyorum.

Bu kitabı okumuş gibisin.

Evet, ezoterik boyutta güzel bir kitap. Ama bunu nasıl pratiğe geçirebileceğimi bilmeye çalışıyorum. Hayatımda gerçek olarak gördüğüm ise gün be gün var olma mücadelesi.

Oh! Birinin diğerini dışladığını düşünüyorsun.

Yani...

Ezoteriğin yaşamı sürdürme çabasını dışladığını mı düşünüyorsun?

Gerçek şu ki, .....


Tanrı ile Sohbet - 1 / Neale Donald Walsch

20 Eylül 2016 Salı

Öğretmek öğrenmektir.



Öğretmek öğrenmektir, başkalarını güçlendirmek kendini güçlendirmektir.

Kendiniz öğrenmeden ve güçlenmeden başkalarına öğretemez ve onları güçlendiremezsiniz.

Ruhsal Büyüme / Sanaya Roman

18 Eylül 2016 Pazar

Mekanik insan


(Görsel: Seğmenler Parkı - Haziran 2016/ Demli Hayat)

İnsanla süperinsan arasındaki en önemli fark, insanın mekanik oluşu ve bu konuda elinden bir şeyin gelmeyişidir. Sıradan insanların hareketleri ve tepkileri önceden tahmin edilebilir ve sadece mekanik birer aygıt gibi varlıklarını sürdürürler. Bir uyarıda bulunduğunuzda, beklenen bir tepki ile karşılaşırsınız. Doğu felsefesinin "benliğin köleleşmesi" olarak tanımladığı şey pek de anlaşılmayacak bir kavram değildir, sürekli olarak kısır döngü biçimindeki düşünme alışkanlığımızın ta kendisidir bu kavram. Eğer kendinize karşı dürüst davranmak istiyorsanız, sürekli olarak nasıl mekanik davrandığınızı fark edeceksiniz. Bu davranış düşünce kalıplarınca yönlendirilmektedir. Bizim dışımızda olan hiçbir şey değiştiremez bu düşünceleri, sadece harekete geçirebilir ve biz de "bizi" kızgın, üzgün, mutlu veya kendinden geçmiş "kılan" deneyimi yaşarız.



Aslında, normalin çok ötesinde olduklarını düşündüğümüz, zamanımızın en ileri  kişilerini alıp bu söylediklerimizi onlar üzerinden kanıtlayabiliriz. Onlarla aynı görüşü paylaştığınızda  nasıl da şaşıracaklardır. Onları övdüğünüzde nasıl da mutlu olacaklardır. Alay edin, gülünç duruma düşürün, eleştirin nasıl da sinirleneceklerini, bunalacaklarını ve geri çekileceklerini kendi gözlerinizle göreceksiniz. Güzel sözler söyleyin, başarılarını göklere çıkarın, sonra da nasıl da gururla şişindiklerini seyredin.

Oysa mekanik düşünme doğasını aşan insanlar böyle davranmayacaktır. Maslow'un bulguladığı gibi, kendini gerçekleştirmiş insanlar dünyayı kabullenmeye hazırdırlar, yaşama mekanik tepkiler gösterme eğiliminden bir tür kopuş hissederler. Bu kopuşu hissettikleri için de bu kadar derinden sevebilir, gerçek şefkati hissedebilirler, gerçek bilgeliği taşıyabilirler. Bu bir çelişki gibi görünebilir ama değildir. Eğer ihtiyaçlarınız sizi çepeçevre sarmışsa, onlara inanır ve tüm bilgilerinizin onlar olduğunu sanırsınız. Öte yandan, onları yaşamınızın bir parçası olarak görür ve ilerleyişe yol açacaklarına inanırsanız, yaşamın tüm kapıları önünüzde açılacaktır. Çaresizlikle oturup da kafa patlatanların yeni bir dünyayı buldukları görülmüş şey midir hiç?

Öyleyse, mükemmel sağlık yönünde sürekli nasıl ilerleyebiliriz?

Sağlığı Yaratma / Dr. Deepak Chopra

6 Eylül 2016 Salı

Daha iyi

Kendinize şöyle deyin: "Şimdi iyi şeylerin hayatıma daha çok girmesine izin veriyorum."

Eğer bazı şeyler yolunda gidiyorsa ve siz kendinizi, "Her şey gerçek olmayacak kadar iyi; acaba bu ne zamana kadar böyle devam eder?" derken bulursanız, DURUN! Onun yerine, her şeyin daha iyiye gideceğini hayal etmeye başlayın. Hemen şimdi hayatınızda iyi giden bir şeyi düşünün. Onun daha da iyiye gittiğini imgeleyin.

Ruhsal Büyüme / Sanaya Roman




3 Eylül 2016 Cumartesi

Bilmeniz gereken bir şey var.

İlk öğretmenlerimden biri, Dr. Raymond Charles Barker, sürekli şöyle derdi: "Bir sorun olduğunda, yapmanız gereken bir şey yok, bilmeniz gereken bir şey var."

Düşünce Gücüyle Tedavi / Louis Hay


13 Temmuz 2016 Çarşamba

Gittiğin her yerde benimlesin.(*)


(*) Gittiğin her yerde benimlesin - Şebnem Ferah - Hoşçakal şarkı sözünden alıntıdır.

Siz endişeli, sıkıntılı, huzursuzken ya da kafanız karışıkken, bedenin içinden daha çok dışında prana vardır.. Kendinizi iyi hissettmediğinizde, prana' nın kalitesi ve bedenin içindeki yoğunluğu azalmıştır. Bedende çok az prana' nın bulunması sıkışıp kalma ya da kısıtlanma hissi olarak ifade edilebilir. O ayrıca herhangi bir şey yapma dürtüsünden, isteğinden yoksunluk olarak da ortaya çıkabilir; siz cansız ve ilgisizsinizdir, hatta depresyondasınızdır. Bedende prana yokken fiziksel hastalıklara yakalanabilirsiniz. Yoga Sutra, nefesteki düzensizliklerin çok farklı formlar alabileceğinden söz eder. Öte yandan, ne kadar dingin ve dengeliysek, prana' mız bedenimizin dışında o kadar az dağılır. Ve eğer tüm prana bedenimizin içindeyse, hastalıklara yakalanmayız.
İyileştiren Nefes / Luis S.R.Vas

20 Haziran 2016 Pazartesi

Gitmek tüm kalanları yanında götürmekmiş

İnsanlar, bana geldiklerinde, sorunları ne olursa olsun - hastalık, parasızlık, doyumsuz ilişkiler ya da tıkanmış yaratıcılık duyguları- yalnızca tek şey üzerine çalışırım. KENDİNİ SEVMEK.
...
Affetmek bırakmak vazgeçmek demek. Göz yummak demek değil. Tümüyle bırakmak demek.

Louise Hay / Düşünce Gücüyle Tedavi


Not: Başlık Gripin/Sen Gidiyorsun şarkısından...